Sanat Üzerine

Sanat nedir? Sanat ne için yapılır? Bunlar gibi birçok soru şimdiye kadar yüzlerce kişi tarafından sorulmuş, cevaplanmış, üzerine makaleler, tezler yazılmış hala da yazılmaya devam etmektedir. Bu çalışmaları yapanlar elbette sanat üzerine çok yetkin kişiler olduğu gibi benim gibi kendince bişeyler düşünen yurdum insanları da olmuştur. Bir sonuca varır mı bu sorulara verilen cevaplar bilmem, ama ben de kendimce bişeyler yazayım istedim geçen gün Mişka (Kezban Paris'te)'yla olan sohbetimizden sonra.

Son zamanlarda herşeye sanat denmeye başladığının siz de farkındasınızdır. Sergiler, bienaller vs. aslında mantıklı bakınca sanatın yakınından bile geçmeyen "şey" lerle doldu da taşıyor. Ruhunda ciddi hastalıklar bulunan bazı kişiler köpekleri bir yere bağlayıp ölüme terketmesine "sanat" diyor. Peki neden bunlar sanat eseri kapsamına giriyor? Tabi ki talep gördükleri için. İnsanlar gidip o sanat eseri olma niyetiyle sergiye sunulan şeyleri "Hmm ne kadar ilginç." "Humm, homm" diye inceledikçe bu ne idüğü belirsiz şeyler sanat eserine dönüşüyor. Evet, modern sanat tanımı sergilenen herşey sanat eseridir der. Fakat bir yerde durmak lazım. Bir yerde duyduğum ya da okuduğum bir olay bu işin ne raddeye geldiğini gösteriyor.

İstanbul Bienal'inde mekanlardan birinde her yapının doğal mimarisinin bir gereği olarak üst kata çıkmaya yarayan merdivenlerin başına "Cennete Çıkan Merdivenler" yazısı asan kimliği tespit edilemeyen şahsın bu eylemi sonucu bir çok insan gelip adeta bir tablo, bir heykel inceler gibi merdivenleri incelemiş. Bu olay pek çok şeyi gösterebilir tabi ki. Katılımcıların salaklığına hiç girmezsek, aslında sanat eseri olan şeylerin bazen ne kadar saçma olabileceğini eleştirmektedir. Peki nedir sanat eseri? Bana göre; bir eserin sanat eseri olarak kabul edilmesi için öncelikle sonradan kazanılması imkansız bir yetenek kullanılarak, emek harcanarak, insanlara arz edilmesi gerekir.

Peki sanat niçin yapılıra gelirsek, elbette birşeyler anlatmak için yapılır. Ancak sadece bu değil. Bir sanatçı yaptığının talep görmesi, beğenilmesini istediği için sanat yapar. Kesinlikle sanat için sanat yapılmaz. Beğenilmek, insanlar tarafından bilinmek, düşüncelerini insanlara anlatmak gibi bir çok neden bulunabilir sanat yapmak için. Elbette para kazanmak da nedenlerin en önemlilerindendir. Sanat için sanat yapmak ise benim için sadece dünya üzerinde kimsenin haberi olmayan sanat eserleri için geçerlidir. Bir ressam yaptığı resimleri kimseye göstermiyor, hatta insanlar o kişinin ressam olduğunu bile bilmiyorsa, o resimler "sanat için sanat" eserleridir.

Toparlamak gerekirse, sanat denen şey; aslında topluma sunulmuş bir yetenek ürünüdür ve egoyu tatmin ederken, insanlara birşeyler anlatıp para kazanmak için yapılır.

8 yorum var:

mhtp dedi ki...

ya hatırlamıyosun galiba sen ama bak hatırlatayım: sen ben yiit dilşad dilşadlar' da oturup sanat die bişiş yoktur'a varmamış mıydık? ha? hani buna inanmış bu yola baş koymuştuk?

Conrad Bundy dedi ki...

hatırlıyorum yavrum da yok yok sanat diye bişey var. ama dediğim özellikleri taşıması gerekir diye düşünüyorum artık. misal izlenen bir film görülen bir tablo sanat değil de nedir a kuzum?

mişka dedi ki...

"sanat diye bir şey yoktur" sonucunun yanında "osuruk aslında iyi birşeydir" sonucuna da varmıştık. bu önemli. bu vurucu.

Conrad Bundy dedi ki...

osuruk hala iyi birşey.

Adsız dedi ki...

evet de eserler hic gorulmezse, sanata da katkisi olmaz ki onlarin. anca kendin icin sanat yapmak olur o.

Conrad Bundy dedi ki...

sanat denen şey katkılarla büyüyen bir olgu değildir bence. her eser eğer kendi içinde sanatsal bir değer taşıyorsa sanat eseridir ve her sanatçı zaten öncelikle kendisi için sanat yapar. eğer eserlerini kimseye göstermezse kendisiyle birlikte sanat için sanat yapmış olur.

Adsız dedi ki...

nasil? hicbir eser bir baskasindan cikis almaz mi diyosun yani?

o zaman surrealizmin dadaizmin kullerinden dogmasini nasil acikliyorsun mesela? sanatin sanata da katkisi var gibi gorunuyor bana.

topluma vermek istedigi bir mesaji olmayan her sey sanat icin sanat degil midir ki? hani mesaj da ekspresyonist bi mesaj degil hani daha politik daha toplumsal bir mesaj.

once daha net tanimlama yapmak lazim belki de. sonucta yaraticilik kavramini, yeni bir fikir yaratmak degil de, sicmak zannedenler bile var, oyle de bir sey yaratio ya iste yaratici oluo.uc tanimiyla..

Conrad Bundy dedi ki...

elbette sanatçılar kendinden önce yapılmış eserlerden etkilenip yeni şeyler ortaya koyabilir ya da eskilerin basit birer tekrarlarını yapabilirler.

bana göre bu ortada sanat denen soyut, kutsal bir kavram olduğunu göstermez. ayrı ayrı sanat eserleri ve bu sanat eserlerinin kategorize edildiği çeşitli sanat akımları vardır. insanlar bu eserlerden etkilenirler, eserlerin toplanarak oluşturduğu sanat diye bir kavramdan değil.

mesaj konusuna da gelirsek, bir sanat eserinin topluma mesaj verme zorunluluğu olmadığı bir gerçektir. isteyen istediği şekilde sanatını yapar. birşeye sanat deme konusunda tutucu değilim ama birşeyler anlatmayı amaçlamayan bir eser kısacası bir derdi olmayan bir sanatçı sanat için sanat değil sadece para için sanat yapıyordur.

 


Templates Novo Blogger 2008